Koleksiyonu Etiketleyerek Düzenlemek

İlk Adımda Neye Bakılır


Puro koleksiyonuna başlarken ilk karar, ne kadar almak değil, hangi tadı aradığınızdır. Tekli alımlarla başlamak, büyük bir kutuya bağlanmadan beğeninizi yoklamanın en temiz yoludur. No.4 puroyu tek adet almak bu yaklaşım için iyi bir örnek sayılır; petit corona ölçüsü yarım saati aşan bir içim verir ve harmanın genel çizgisini kısa sürede gösterir. Öte yandan yirmi beşli puritos kutusu gibi ince ve kısa formatlar, düzenli içimi olan biri için rafın işlevsel bir parçası olur. Başlangıçta hedef, bol miktarda puro biriktirmek değil, farklı ölçüleri tanımaktır. Her denemeden sonra kısa bir not tutmak, bir sonraki seçimi belirgin biçimde kolaylaştırır. Acelesiz ilerleyen biri, birkaç ay içinde hangi harmanı aradığını net biçimde görür. Böylece koleksiyon rastgele değil, kendi zevkinize göre büyür. Not almak burada basit ama işe yarar bir adımdır: tarihi, formatı ve damakta kalan izi kaydetmeniz yeter. Birkaç ay sonra elinizde damak haritanızı gösteren küçük bir arşiv oluşur ve böylece raf kendiliğinden büyürken sizi hem donanımlı hem de daha rahat bir içici haline getirir, ayrıca bütçenizi de gereksiz zorlamadan yol alırsınız, özellikle ilk aylarda verilen düşünülmüş kararlar sonradan belirgin bir fark yaratır.


Adet Planı Nasıl Yapılır


Paket büyüklüğü, koleksiyonun temposunu belirleyen ilk bakılacak etkenlerden biridir. Uzun oturum için no.2 puro gibi yirmi beşli ahşap kutular, tek bir puroyu uzun süre elinizin altında tutmak isteyenlere uygun düşer. Bu tür kutularda sedir kokusu da işin bir parçasıdır; fakat bir kutuyu bitirmek aylar sürebilir. Daha küçük bir başlangıç için tarçınlı no2 puro gibi dörtlü hediye paketleri daha makul bir çözümdür. Dört puro, aynı harmanı farklı günlerde denemeye yeter. Acemi bir koleksiyoncu için doğru sıralama, önce küçük paketle tadı doğrulamak, ardından kutuya geçmektir. Böylece raf büyürken yanlış alım riski azalır. Zaman zaman elinizdeki ürünleri tekrar değerlendirmek de iyi gelir: hangi ölçünün sıkça elinizin gittiğini görmek, bir sonraki adımın yönünü belirler. Böylece kararlarınız sezgiden çıkıp gözleme yaslanır ve bu alışkanlık uzun vadede tutarlı bir zevk oluşturur, telaş gösterenlerin çoğu zaman düştüğü yanlışlara kapılmadan ilerlemenizi sağlar, çünkü iyi tutulmuş bir liste akıldan çok daha güvenilirdir ve bu tutum her seçimde size zaman ve emek tasarruf ettirir, üstelik sonuçtan daha fazla hoşnut kalmanızı mümkün kılar.


Ölçüler Neyi Değiştirir


Puronun boyu ve çapı, içimin süresini belirgin biçimde etkiler. Kalın çaplı bir puroda tat daha yavaş ısınır, dar gövdede ise tat daha hızlı ilerler. Kısa ve kalın gövde kısa ama kalın yapısıyla bir saatin altında yoğun bir deneyim arayanlara göre; kakao kabuğu ve sedir tarafı ön plandadır. Montecristo club sigarillo ise sigara boyutuna yakın filtreli bir ağızlıkla çok kısa bir zamana sığar. Bu iki örnek aynı markanın altında yer alsa da tamamen ayrı anlara cevap verir. Koleksiyon kurarken yalnızca adı değil, ölçüyü de ayrı bir başlık olarak değerlendirmek gerekir. Benzer bir harmanın birkaç formatını yan yana denemek, en öğretici egzersizdir. Ölçüye karar verirken günün boş zamanını göz önünde tutmak gerekir: yarım saatlik bir ara ile bütün bir gece aynı puroyu istemez. Bu yüzden rafta orta ve dolgun seçenekleri yan yana bulundurmak esneklik sağlar ve her yeni denemede bir öncekiyle kıyas yapmak kolaylaşır, bu da listedeki çeşitliliği planlı bir şekilde artırır, nitekim tecrübeli koleksiyoncular çoğu zaman benzer sırayı tuttuklarını söyler.


Sigarillo Koleksiyonda Yer Alır mı


Sigarillo formatı, puronun hızlı bir versiyonu gibi çalışır. Filtre ve ince gövde, duman daha yumuşak biçimde ağza ulaşsın diye kurgulanır. Cepte taşınan ince sigarillo yirmilik ince kutusuyla cepte taşımaya uygun bir örnektir ve toprak karakterini kısa bir içime toplar. Kısa formatlı montecristo ise onluk pakette gerçek puro formunu daha kısa bir süreye indirir. Bu ikisini birlikte kıyaslamak, sigarillonun hangi anlara cevap verdiğini açıkça ortaya koyar. Kimi meraklılar sigarilloyu koleksiyondan sayar mı diye düşünür; fakat kısa molalar için işe yarar bir yan seçenektir. Koleksiyon listesinde ayrı bir köşe açmak yeterlidir. Başka bir ipucu ise adet bilgisini baştan kontrol etmektir: kaç puro çıktığını, kutunun ne şekilde kapandığını görmek sonradan sürpriz yaşamanızı engeller. Küçük paketlerle başlayarak zevkinizi yoklamak bütün bunların en rahat yöntemidir ve birkaç denemede hangi formatın hangi ana yakıştığını kolayca öğrenirsiniz, ki bu bilgi ileriki alışverişlerde en büyük yardımcı olur, doğal olarak her zevk farklıdır ve kesin bir reçete bulunmaz ve bu düzen her aşamada size zaman ve emek kazandırır, üstelik ortaya çıkandan çok daha çok memnun kalmanızı sağlar.


Nadir Sürümlerde Denge


Yıl temalı üretimler, koleksiyonun gözde köşesi gibidir. Yıla özel sınırlı puro tavşan yılına özel kısa bir format olarak tam bu sınıfa girer; 27500 TL civarında anılır ve günlük içimden çok saklamaya uygundur. Diğer yanda moods premium nasıl bir ürün yirmilik filtreli paketiyle bütünüyle rutin bir kullanım için düşünülmüştür. Bu iki kutup aynı rafta yer bulabilir; mesele her birine doğru rolü vermektir. Özel bir sürümü aceleyle içmek genellikle pişmanlık bırakır. Saklanacak ürünle içilecek ürünü en başta ayırmak, kafa karışıklığını önler. Yıllık üretimlerde ambalajı saklamak da işin bir parçasıdır. Gündelik paketler ise rafın nefes aldığı yerdir. Değer tarafında ise akılda tutulacak nokta, adede değil keyfe odaklanmaktır. Bütçeyi önceden belirlemek, acele heveslerin önünü keser. Pahalı olan her puro sizin zevkinize hitap etmez ve bu tür bir yaklaşım koleksiyonu tesadüflere teslim etmez, aksine her eklemeyi belirli bir nedene dayandırarak kalıcı bir düzen oluşturur, dolayısıyla ilk olarak küçük adımlar atıp sonra genişletmek en akıllı yoldur.


Yumuşak Başlangıç ve Hafif Formatlar


Acemi bir içici için giriş noktası genellikle ağır olmamalıdır. Dannemann moods filter yirmilik filtreli yapısıyla tatlımsı ve kısa bir deneyim verir; puro formuna yönelmeden önce alışmak için uygun bir basamaktır. Ahşap kutuda connecticut puro ise Connecticut yaprağıyla rafın yumuşak kanadını oluşturur. Açık renkli yapraklar çoğunlukla krema ve hafif baharat taraflarını gösterir. Yoğunluk ılımlı düzeyin altında kaldığı için tat algısı bunalmaz. Başlangıç döneminde böyle hafif seçimlerle tat hafızasını kurmak, sonraki dolgun denemelerde çok daha rahat davranmayı kolaylaştırır. Sıçrama etmeden basamak basamak yükselmek yeterlidir. Bu noktada önemli olan şey, aynı puroyu farklı zamanlarda yeniden denemektir. Ruh hali, eşlik eden içecek ve ortam algıyı değiştirir. Dolayısıyla tek bir denemeye bakıp karar vermek yerine ikinci bir fırsat tanımak daha doğrudur ve bütün bu ayrıntılar bir araya gelince rafın hikâyesi çok daha anlamlı hale gelir, ayrıca paylaşmak isteyeceğiniz birikim de çoğalır, bunun için ne büyük bir bütçe ya da karmaşık bir bilgi şarttır.


Yaprak Tonları ve Karakter


Dış yaprak, puronun karakterini belirleyen en görünür parçadır. Nikaragua yapımı habano puro habano örtüsüyle daha sert bir karakter gösterir; maduro yapraklı koyu puro ise çok koyu ve yağlı parlak yaprağıyla daha tatlı ve kahvemsi bir yüz taşır. Aynı 460 ölçüsünde iki ürünü farklı günlerde içmek, yaprağın etkisini saf biçimde görmenin yoludur. Koyu yapraklar uzun süre fermante edildiği için tatlılığa yönelir. Habano yaprakta ise çeşni hissi ön plandadır. Ancak bu kural mutlak değildir; doldurucu tütün de tadı etkiler. Notlarınıza yaprak tipini yazmak, birkaç denemede bir harita ortaya çıkarır. Bir de çap bilgisini incelemeyi ihmal etmeyin: geniş gövdeli bir puro kısa sürede biter. Çap ölçüsünü kaydetmek, yeni seçimlerde yol gösterir. Benzer formları birlikte denemek farkı belirginleştirir ve bu sabırlı tutum ilerleyen aylarda daha damağınızı hem de bilginizi ilerletir, hevesli alımlara göre çok daha tatmin edici neticeler getirir, nihayet asıl mesele zevkle devam etmek ve ölçülü davranmaktır ve bu tutum her aşamada size zaman ve emek kazandırır, üstelik ortaya çıkandan daha fazla hoşnut olmanızı mümkün kılar.


Kısa ve Kalın Gövdeler


Kısa ve kalın formlar, tadın en dolgun bölümünü öne taşır. Hafif tatlı koyu puro Nikaragua yapımı ve güneşte olgunlaşan yaprağıyla bu sınıfın güzel bir örneğidir; koyu ve hafif tatlı bir iz verir. Flor de oliva robusto ise daha ölçülü bir gövdeyle ceviz, sedir ve hafif krema notalarına dayanır. Bu ikisi birlikte, aynı ülke bile olsa farklı temposu olan içimlerin bulunduğunu gösterir. Kalın çaplı bir puro acele içildiğinde kabalaşır; yavaş bir tempo ritmi değiştirmez ama dengeyi korur. Sık içen biri koleksiyonun temeli için ölçülü bir seçime ihtiyaç duyar. Dolgun seçenekler ise arada bir devreye girer. Ucu açmayı özenle yapmak ve ateşlerken telaş etmemek tadın büyük kısmını oluşturur. Sakin bir ritim keskin dumanı önler. Her ürünün kendine özgü bir temposu bulunduğunu akılda tutmak gerekir ve her ek çeşit raftaki boşluğu giderirken size yeni bir bakış kazandırır, böylece raf durağan bir liste olmaktan çıkar, kısacası düşünülerek alınan her paket rafın değerini artırır.


Torpedo mu Double Toro mu


Formun ucu, tadın damakta nasıl toplandığını belirler. Toprağımsı ve kakaolu puro sivrilen torpedo ucuyla tadı damağın ön bölgesinde toplar; kakaomsu yanı belirginleşir. Melanio double toro puro ise uzun double toro formatı ve espresso ile tatlı baharata yaslanan gövdesiyle özel akşamlar için uygundur. Uzun bir formatı iki saate yaklaşan bir oturuma bırakmak gerekir; dolayısıyla önceden zaman ayırmak iyi olur. Torpedo kesim ise daha esnek süreçlere de elverir. Kesici seçerken küçük açıklık tadı daha iyi korur. Bu iki ürünü ayrı günlerde tatmak, size uyan formu bulmanın kısa yoludur. Farklı bir çizgiyi tadarken önyargısız kalmak iyi sonuç verir. Damak denemelerle değişir; ilk beğenmediğiniz bir harmanı birkaç ay sonra farklı yorumlayabilirsiniz. Bu esneklik rafın çeşitliliğini besler ve böylece hediye alan arkadaş ayrıca özenle seçilmiş bir tercihle karşılaşır, siz ise rahat bir kafayla karar vermiş olursunuz, bu da hediyeyi da şık hem de yerinde kılar ve bu düzen her seçimde size vakit ve çaba kazandırır, üstelik ortaya çıkandan çok daha çok hoşnut kalmanızı mümkün kılar.


Denemelik Paketler ve Bakım


Klasik puro çizgisinin dışında kalan aromatize ürünler de koleksiyona renk katar. Acid kuba kuba küllük seti bitkisel yağlarla dinlendirilmiş beş puroyu küllükle birleştiren bir hediye kutusu olarak öne çıkar; kapağı kaldırınca tütünden önce çiçeksi bir koku hissedilir. Hafta sonuna yayılan sampler ise üç puroluk sampler yapısıyla üreticinin çizgisini büyük bir kutuya bağlanmadan tanıtır. Böyle setler koleksiyonun denemelik bölümünü oluşturur. Damağa oturan bir harman bulununca büyük kutulara yönelmek mantıklıdır. Koleksiyonun ömrü muhafaza düzenine bağlıdır; mütevazı da olsa bir nem kontrollü kutu ve doğru ölçen bir higrometre ilk yatırımlar içindedir. Yeni gelen purolar birkaç hafta dinlenmeye bırakılmalıdır. Ayrıca armağan vermek amacıyla seçilen setlerin ambalaj görünümü ayrıca değerlidir. Hediye edilenin tercihini bilmiyorsanız ılımlı gövdeli bir seçim daha güvenlidir. Bu yaklaşım isabetsiz alımları önler ve sonraki dönemlerde bu küçük önlemler rafın kalitesini muhafaza eder, üstelik yeni başlayanlara anlatabileceğiniz güvenilir bir birikime evrilir, o nedenle kontrol işini aksatmadan sürdürmek gerekir ve bu tutum her seçimde sizin için vakit ve çaba kazandırır, ayrıca sonuçtan daha fazla memnun olmanızı sağlar.

Sagol, degerli bir kaynak olmus.
Bayagi guzel bir paylasim, emegine saglik.
Bu konuda tecrubem var, dogruluyorum.
Bayagi guzel bir paylasim!
Koleksiyonu Etiketleyerek Düzenlemek ile ilgili detayli bir koleksiyon olmus, eline saglik.

Forumdan Konular